|
|
|
PIRLANTA İLE
ELMAS ARASINDAKİ FARKLAR |
|
Kesim ve şekline göre elmas ya da
pırlantaya dönüşüyor. Pırlanta daha parlak, kesim oranı daha
fazla ve alt kısmı kubbe gibi. Elmasın alt kısmı düz, fasat yani
yüzey sayısı 12 ile 37 adet arasında değişir. Pırlantaların
kesimi daha zor ve 57 fasadı var. Elmas pırlantadan daha değerli
olarak bilinir, ancak gerçek tam tersidir. Pırlanta daha ince
işçiliktir. Taşların yüzde 95'i bildiğimiz cinsten yani renksizdir,
yüzde 5'i ise renklidir ve bunlara fantezi denir, fiyatları
astronomiktir. Örneğin hayli nadir olan Avustralya'nın pembe
pırlantaları gibi.
Titanic filmindeki o kocaman mavi taşı, ''okyanusun kalbi''ni
hatırladınız mı? Sonsuz aşkın sembolü mavi bir elmastır. Sentetik
yani yapay pırlantalar da pazara veriliyor ve Rusya bu konuda
hayli iddialı. Elmas sanayinin de vazgeçilmezi. Eşsiz kesici
özelliğiyle cerrah aletleri arasında yer alıyor.
Pırlanta ile birlikte anılır karat. Pırlantanın
ağırlığını gösterir. İlk elmasın bulunduğu Hindistan'da
keçiboynuzunun çekirdeği ölçü olarak alınır ve bir karat eşittir bir
gramın beşte biri ya da 200 miligramdır. Pırlantalı mücevher
alırken, aldanmamak için dikkat edilmesi gereken dört kriter var:
Karat, kesim, berraklık ve renk.
Elmas bulmak büyük endüstriyel operasyonların sonucu olabileceği
gibi küçük ölçekli yöntemler de mevcuttur. Bir karat pırlanta
için 250 ton kaya, kum ve çakılın çıkarılması gerekir. Dünyadaki yıllık
üretim 100 milyon karata eşittir ki bunun sadece yüzde 50'si mücevher
kalitesindedir.
Kaynak : Roberto Pırlanta
|
|
|
|